3/12/2009 · Kategori: SAGLIK

Ahmet MARANKİ' den Pratik Sinüzit Formülleri

- Hatmi yaprağı, altın başak, orman sarmaşığı eşit karışımının çayı, 2-3 saatte 1 bardak içilir.
- 1 litre suya 2 yemek kaşığı dolusu papatya eklenir. Ağır ateşte kaynamaya başlayınca ateşten alınır. Bş ve göğüs büyük bir havluyla örtülerek, papatya buğusu 10 dakika solunur. Tedavi sonrası hemen açık havaya çıkılmaz.
- Her 3 günde, bir limon sıkılıp aynı miktarda su ilave edilerek gözlerden yaş gelecek şekilde buruna iyice çekilmelidir. Bu tedaviye 1 ay kadar devam edilmelidir.
- 1 çay bardağı suya, 1 çay kaşığı kekik yağı konulur. Bİr başka fincanda fındık kadar kil eritilir. Üzerindeki duru su alınıp, kekik yağıyla birleştirilir. İyice çalkalanır, günde 3-4 defa burun deliklerine bir kaç damla damlatılır.
- Maydanoz ve ebegümeci beraber haşlanır. Buharı teneffüs edilir.

Sinüzit Tedavisinde Kullanılan Bitkiler :

Sinüzit tedavisinde kullanılabilecekbir çok bitki vardır. Bunlardan bazıları Okaliptus : Alnın ve başın üst kısımlarının, seyreltilmiş okaliptus yada nane yağıylarından biriyle ovulmasın her zaman için sinüzite iyi gelmiştir.

Ananas : Ananasın içindeki "bromelain" adlı bileşik, sinüzit tedavisinde oldukça yararlıdır. Günde 250-500 gram arası taze sıkılmış ananas suyu içebilirsiniz.

Prof.Dr. Ahmet MARANKİ
7/5/2009 · Kategori: SAGLIK
Hafıza için en iyi ve en kötü yiyecekler
 
Çabuk hafıza için:
Bunu için: Kahve
Taze bir kahve en önde gelen beyin yakıtıdır. İngiliz araştırmacılar, sadece bir bardak kahvenin dikkati toplamaya yardım ettiğini ve problem çözme yeteneğini artırdığını buldular. Atalarımız boşuna, 1 fincan kahvenin 40 yıl hatırı var dememiş yani.
Bundan uzak durun: Çok fazla kahve ve enerji içecekleri
Hiç hayatınızda herhangi bir şeyin aşırısının iyi olduğunu duydunuz mu? Kahve de öyle. Enerji içecekleri ve aşırı kahve en başta uyku düzenini bozar. Uyku, beyin bilgisayarınızın kendini "restart" yaptığı zamandır. Düzenli yapmazsanız, programlar karışır ya da donar, kilitlenir.
 
 
Uzun vadeli hafıza için
Bunu yiyin: Yaban mersini.
Mavi meyveli yaban mersini içinde barındırdığı antioksidanlarla, beyninizin radikal hasarlardan korunma mekanizmasını güçlendirir ve Alzheimer ve Parkinson hastalıkları riskini azaltır. Ayrıca bilişsel süreci (Türkçesi: düşünme süreci) geliştirir. Yaban, yaban mersini, özel tarım alanlarında yetiştirilenlerden daha fazla ve güçlü antioksidan içeriyor. Yaban mersini temmuz ayında olgunlaşır da nerde yetişir? Mersin belki? Onu da siz bulun!
 
Bundan uzak durun: Ham ya da henüz olgunlaşmamış yaban mersini yemeyin.
 
 
Hızlı düşünmek için
Bunu yiyin: Som balığı ya da uskumru balığı
Yağlı balıklarda bulunan Omega-3 yağ asidi, beyindeki doku inşaatının hammadelerinden. Yani, düşünme gücünüzü yükseltir. Somon balığında bol bulunan niacin maddesi, Alzheimer hastalığına karşı iyi gelir.
Bundan uzak durun: Tam yağlı ve dondurma.
Bütün yağlar eşit yaratılmamıştır. Doymuş yağlı yiyeceklerden uzak durun. Doymuş yağlar, beyne kan ve yiyecek taşıyan damarları tıkar. Üzgünüz ama dondurmada beyne iyi gelen bir yiyecek değil.
 
 
Sakinleşmek için
Bunu Yiyin: Az yağlı yoğurt ya da fındık-ceviz.
Slovakyalı bilim adamları, iki grup insandan ilk gruba 3 gram lysine ve arginine aminoasiti, ikinci gruba ise bunun sahtesini verdiler. Stres hormonlarının kan ölçümleri, amino asit verilen grup üyelerinin ikinci gruba göre konuşma süresince ve sonrasında yarı yarıya daha az kaygılı olduklarını ortaya koydu. Yoğurt en iyi lysine kaynağıdır. Ceviz fınfık paketi aslında arginine amino asidi dolu.
 
Bundan uzak durun: Gazoz - kola
Amerikan Kamu Sağlığı Bülteninde yayınlanan bir araştırmaya göre günde 2 buçuk kutu kola ya da gazoz içenlerin, bunları nadir içenlere göre 3 katı daha fazla depresyon ve endişe yaşıyor. Yani kolaya mola verin.
 
Konsantrasyon için
 
Bunu için: Nane çayı
Araştırmalara göre nane kokusu konsatrasyonu geliştiriyor. Karanlık çökmeden Ankara'ya varmanız lazım ama siz daha Bolu civarındasınız. Bir araştırmaya göre, nane kokusu sürücüleri daha dikkatli daha az kaygılı yapıyor.
 
Bundan uzak durun: Şekerleme
Şekerli yiyecekler, glikoz oranını aniden artırır. Uzun vadede, bir düşüp bir azalan şeker oranı, şuurunuzu bulanıklaştırır.
 
 
Keyif ve tebessüm için
Bunu Yiyin: Roka - Ispanak
Roka, pazı, ıspanak gibi B vitamini zengini lifli yeşillikler, keyif hormonlarının üretim meclisi üyeleri serotinin, dopamine ve norepinephrine depoları. Bilimsel araştırmalar B6 vitamini eksikliğinin asabiyet, hırçınlık ve hatta depresyon sebebi olabileceğini gösteriyor.
 
Bundan uzak durun: Beyaz çikolata
Aslında saf kakao içermediği için beyaz çikolata çikolata bile değil. Dolayısıyla normal çikolatanın serotonin etkisini kendisinden boşuna beklemeyin. İlla ki çikolata yiyecekseniz, hakikisini yani koyu renklisini yiyin. Ancak fazla kakao fazla mutluluk kimyası demek. Yani bu çıkışın aynı sertlikte düşüşü var bir de... 
 
Keskin duygular için
Bunu yiyin: Bir kaşık keten tohumu
Keten, beyin de haz da dahil duygusal enformasyonun geliştiği korteksin çalışmasını güçlendiren sağlıklı yağ alphalinoleic maddesince en zengin besin. Algılarınızın güçlenmesi için salataya serperek ya da içeceğinizle karıştırarak tüketebilirsiniz.
 
Bundan uzak durun: Alkol
Alkol ve algı birbirine ters şeyler. Biri varsa diğerini unutun.
(Haber 7)
18/4/2009 · Kategori: SiFALI BiTKiLER
Hangi su neye iyi geliyor?


Meyveden ziyade suyu vücuda daha faydalı.. Sadece siyasiler değil ünlüler de bu şifalı suyu keşfetti.

YEMEK YERİNE İÇİN

Artık herkes biliyor ki, sebze veya meyveleri yemek yerine sularını içmek daha büyük fayda sağlıyor. Çünkü suyun vücuda karışımı daha kolay. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu'na göre havucun salatasını yapıp yemek ya da bir karnabaharın yemeğini yapıp yemekle bunların suyunu içmek aynı oranda fayda sağlamaz.

Çünkü bir yemeğin içine su, tuz, biber, yağ, salça veya yağ girince kimyası değişiyor. Dolayısıyla bitkilerin önleyici ya da tedavi edici gücünden istifade edemiyorsunuz. Bitkiler suda kaynatılıp taze ve ılık olarak tüketilmeli. Meyve ve sebzeleri ise sıkıp taze olarak içmek gerekir.


Havuç suyu: İçindeki A vitamini ve bol mineral, yara ve iltihapların kolay iyileşmesini sağlıyor. Kan yapıcı ve güç verici özelliği bulunuyor. Karaciğeri güçlendirdiği gibi kan yapıcı özelliği sayesinde mide ve bağırsak kanamalarını engelliyor.

Nar suyu: Doğal antibiyotik olarak bilinen nar, damar sertliğine karşı etkili. Yeşil çaya nazaran üç kat daha güçlü bir antioksidan. İshal kesici ve kurt düşürücü özelliği biliniyor.

Kivi suyu: C vitamini deposu olan kivi, enfeksiyonlar ile mücadele etmek ve cilt kusurlarını önlemek açısından yararlı.

Armut suyu: Böbreklerin düzenli çalışmasını sağlayıp kum ve taşların dökülmesine yardımcı oluyor. Yüksek tansiyonu düşürüyor. Kansızlığı ve kabızlığı önlüyor. Sakinleştiriyor, zihni açıyor ve yorgunluğu alıyor.

Elma suyu: Kan şekerini kontrol altında tutan elma suyu, baş ağrılarını gidermede etkili. Bağırsak parazitlerini düşürüyor, kalp ve akciğer kanseri hastalıklarını önleyebiliyor. Romatizma, gut ve mide hastalıklarının panzehiri.

Domates suyu: Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, nezle ve grip tedavisinde etkili. Metabolizmayı düzenlediği gibi kısırlığı da tedavi edebiliyor.

Ananas suyu: Yağ yakıcı, idrar söktürücü ve vücudu toksinlerden arındırıcı etkiye sahip olan ananas suyu selülit tedavisinde de kullanılıyor. Cildi nemlendiriyor ve saçları parlatıyor. Tansiyonu dengeliyor.

Çimen suyu: İçinde 100'den fazla vitamin ve enzim barındıran çimen suyunun en önemli özelliği kanı yenilemesi.

Maydanoz suyu: Böbrek, karaciğer ve idrar yollarının temizlenmesine yardımcı oluyor. Gazı gideriyor, bağırsak solucanlarını düşürüyor. Kansere karşı koruyucu, yara–kesikleri iyileştiriyor. Cildi güzelleştiriyor, saç dökülmelerini engelliyor.

Pancar suyu: Demir eksikliği bulunanlar pancar suyu içmeli.

Kereviz suyu: Vücuttaki toksinleri atıyor. Vücudun yenilenmesini ve temizlenmesini sağlıyor. Erken yaşlanmayı önlüyor.


Kim ne 'suyu' içiyor?

Tayyip Erdoğan: Nar, portakal, havuç, ıspanak, maydanoz suyu ve kefir.

Abdullah Gül: Armut suyu.

Deniz Baykal: Havuç suyu.

Sibel Can: Ananas suyu.

Seda Sayan: Kayısı.

Sezen Aksu: Mısır püskülü suyu.

Hülya Avşar: Kiraz sapı suyu.

Açelya Elmas: Siyah üzüm suyu.

Demet Akalın: Keçi boynuzu.

Deniz Seki: Maydanoz suyu.

Nükhet Duru: Maydanoz suyu.

Ediz Hun: Greyfurt, nar suyu.

Betül Mardin: Greyfurt suyu.

Tan Sağtürk: Ballı muzlu süt.

Teoman: Elma suyu.

Candan Erçetin: Nar suyu.

Arzum Onan: Ballı ısırgan otu.

Ece Erken: Havuç, elma ve nar.


16/4/2009 ·
Bahar yorgunluğuna karşı beslenme tüyoları

Baharın gelişiyle kendinizi yorgun, mutsuz ve dikkatsiz hissediyorsanız beslenmenizde ve bedensel aktivitelerinizde bazı değişiklikler yapabilirsiniz. Böylece hem bahar yorgunluğuna teslim olmazsınız hem de yaklaşan yaz aylarına sağlıklı bir başlangıç yapabilirsiniz. Bahar aylarının sebze ve meyve listesini buzdolabınıza asarak ilk adımı atabilirsiniz!

- Metabolizmada ve hormonlar üzerinde değişimlere neden olan mevsim geçişleri, bazı kişilerde zihinsel ve bedensel farklılıklara yol açabiliyor. Baharın gelişi kimilerine enerji ve canlanma hissi verirken; kimilerinde ise halsizlik, yorgunluk hissi, eklem ağrıları, uykuya eğilim, mutsuzluk, dikkat dağılımı ve sindirim sorunları gibi sıkıntılara neden olabiliyor. Oysa beslenme düzeninde ve bedensel aktivitelerde yapılacak bazı değişikliklerle bahar yorgunluğuna karşı koymak ve yaza sağlıklı bir başlangıç yapmak mümkün. Medical Park Fatih Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Sevil Nas Can, bahar aylarında doğru beslenme yollarını yazdı.

BESLENME ALIŞKANLIKLARINIZI GÖZDEN GEÇİRİN

Bahar yorgunluğu; midede gastrit, hipertansiyon, kalp sıkıntıları, saç dökülmesi, sindirim sorunları, cilt kuruluğu, nefes alma zorluğu, bazı hormon seviyelerinde artış, baş dönmesi, artan nem oranı ile birlikte vücut dengesinin bozulması, depresyon ve halsizlik gibi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle beslenme alışkanlıklarınızı gözden geçirmenizde fayda var.

Öğün sayısını artırmak, sindirim sisteminizin zorlanmaması için çok önemlidir. Öğün araları 2.5-3 saat arayla olmalı, uzun süre aç kalınmamalı ve birden yemeğe yüklenilmemeli.

Günlük sıvı tüketiminin artırılması, baharda değişen hormonal ve çevresel etkilerin vücudunuzda yaratacağı ödemi (şişkinliği) azaltacağından oldukça önemlidir. Günde ortalama 10-14 bardak arası su tüketin.

Kola ve kahve gibi kafein içeriği yüksek içecekler ve alkol tüketimi stresi ve vücuttaki ödemi arttıracağından uzak durulması gereken içeceklerdir. Onların yerine su, az tuzlu ayran, yarım yağlı süt ve taze sıkılmış meyve suları tercih edilmeli.

Rahat ve verimli uykuya dikkat edilmeli, geç saatlerde yatılmamalı ve geç saatlerde uyanılmamalı. Yatmadan önce; uyumaya yardımcı, rahatlatıcı ve sindirim düzenleyici bitki çaylarını (rezene çayı-yeşil çay gibi) içmek faydalı olacaktır.

Aşırı tuz tüketimi vücutta su birikimi arttırarak yorgunluk hissini artırabileceğinden fazla tuz tüketiminden kaçınılmalı.

HAMUR İŞİ UYKUNUZU GETİRİR!

Hafif yürüyüş ve sporlar; hormonal dengeyi düzenler, metabolizmayı hızlandırır ve ödemin atılmasında faydalı olur. Bu nedenle mutlaka düzenli olarak spor yapılmalıdır. Günlük 30 dakika veya her gün 45-50 dakikalık hafif tempolu yürüyüşleri hayatımıza mutlaka eklemeliyiz.

Ağır karbonhidratlı ve yağlı yiyecekler (hamur işleri, şerbetli tatlılar, fazla miktarda pilav, makarna ve ekmek, kızartma, kavurma vb.) tüketimi uyku ve yorgunluk halini artıracağından ölçülü tüketilmelidir. Bunları yerine kepekli ve tam tahıllı yiyecekler, sütlü tatlılar, haşlama, fırın, ızgara tarzı yiyecekler tercih edilmelidir.

Ayrıca düzenli sebze meyvenin tüketimi kadar, mevsiminde olan gıdalar tercih edilmeli.

ŞİMDİ VİTAMİN ZAMANI

• Baharda artan stresi azaltmak için B grubu vitaminleri içeriği yüksek gıdaları mutlaka ve bolca tüketmeliyiz. Tam tahıllı ekmekler, kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler, et ve süt ürünlerinden bolca B vitamini alabilirsiniz.

• Antioksidan vitaminler; vücudumuzun zararlı çevresel etkilere karşı koruyuculuğunu arttır. C, E ve A vitamini, selenyum ve çinko güçlü antioksidan özelliğine sahip vitaminlerdir. Bu vitaminleri doğal yollardan alabilirsiniz:

- C vitamininden zengin besinler: Maydanoz, biber, turunçgiller, soğan, kereviz, brokoli, çilek ve kivi.

- A vitamininden zengin besinler: Balık, yumurta sarısı, kırmızı et, süt, yoğurt, havuç, kayısı, tatlı kabak, kavun, şeftali, ıspanak, brokoli, tere, maydanoz, dereotu ve roka.

-E vitamininden zengin besinler: Bitkisel yağlar, yağlı tohumlar, yeşil yapraklı sebzeler, yumurta ve kepeği ayrılmamış un.

-Selenyumdan zengin besinler: Balık, deniz ürünleri, etler, tahıllar, yumurta, brokoli, lahana, kereviz, soğan, sarımsak, mantar ve turp.

- Çinkodan zengin besinler: Etler, balık, süt, peynir, yumurta, deniz ürünleri, yağlı tohumlar, kuru baklagiller, kepekli tahıl ürünleri ve mantar.

BAHAR BESLENMENİZDE HER GÜN MUTLAKA:

4-5 porsiyon taze mevsim meyvesi

2-3 porsiyon taze mevsim sebzesi

En az 2 su bardağı az yağlı süt veya yoğurt veya cacık veya ayran

Bol su

1 öğün sebze, diğer öğünde haşlama, ızgara tavuk-balık etini; düzenli saatlerde ve 3 saati geçmeyecek aralıklarla tüketmemiz gerekir.

BU LİSTEYİ BUZDOLABINIZA ASIN!

Her mevsimde olduğu gibi bahar aylarında da beslenmede dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri; besinleri mevsiminde ve taze olarak tüketmektir. Alışverişlerinizde mevsimine göre çıkan besinleri tercih edin ve bunları taze olarak pişirip tüketin. Bahar aylarında sağlıklı beslenmek istiyorsanız aşağıdaki listeyi saklamanızda fayda var:

MART:

Balık: Levrek, kalkan, kefal, tekir ve midye.

Sebze: Ispanak, havuç, pırasa, kırmızı turp ve brokoli.

Meyve: Elma ve muz.

NİSAN:

Balık: Kalkan, kılıç, kırlangıç, tekir, barbunya, mercan, kayabalığı ve midye.

Sebze: Taze soğan, taze sarımsak, kuşkonmaz, taze kekik, bakla ve marul.

Meyve: Can erik.

MAYIS:

Balık: Barbunya, ıstakoz, levrek, tekir, kılıç, kırlangıç, dilbalığı, iskorpit, pavurya ve karides.

Sebze: Enginar, bakla, madımak, semizotu, papatya, ebegümeci, domates ve salatalık.

Meyve: Çilek, yeşil erik, malta eriği, dut.

ÖRNEK BAHAR MÖNÜSÜ:

Sabah kalkınca: 1 bardak sıcak suya 1 tatlı kaşığı bal

Kahvaltı: Yeşil çay

Orta yağlı peynir

Bol mevsim yeşilliği (1 tatlı kaşığı zeytinyağı veya 1 tatlı kaşığı keten tohumu ile)

1 tatlı kaşığı pekmez

Tam tahıllı veya kepekli ekmek

Ara: 6-7 badem veya 6-7 fındık veya 2 ceviz

+ 3-4 kuru kayısı veya 2 yemek kaşığı kuru üzüm

Öğlen: 1 porsiyon ızgara veya haşlama veya sote veya buğulama şeklinde tavuk, balık, hindi veya yağsız köfte

Bol salata (limonlu)

Az tuzlu ayran

Tahıl ekmeği veya 3-4 kaşık bulgur pilavı

Ara: 1 bardak az yağlı süt- 3-4 kepekli grisini

Veya haftada 1-2 gün sütlü tatlı

Veya ½ sokak simidi- az tuzlu ayran

Veya 1 bardak az yağlı süt+ 3-4 yemek kaşığı yulaf ezmesi

Akşam: 1 kepçe sebze veya mercimek çorba

1 tabak sebze yemeği

1 kase az yağlı yoğurt

Tam tahıllı ekmek

Ara: 2-3 porsiyon meysim meyvesi

21/3/2009 · Kategori: SiFALI BiTKiLER

 Kirazın bilinmeyen özellikleri:

·  Kiraz fitokimyasallar açısından zengindir. Bunlar: anthocyanins (mevye ve sebzelerin rengini veren pigmentler; ki bunlar hücreleri zararlı kanserojen maddelere karşı koruyan antioksidan özellikleri sebebiyle kansere karşı seçenek oluşturabilirler). Aynı şekilde bir flavonoid olan quercetinki içinde hem anti-kanser bir oluşum, hem de anti-imflamotoral ve intihistaminik (alerji ve enfeksiyon önleyici) özellikler taşıyan bir antioksidandır.

·  Kiraz hem kolesterolü hem de kan şekerini düşürmeye yardımcı olabilir.

·  100 gram kirazda, 17 bin miligram C vitamini bulunmaktadır. Her insanın günde 60-80 miligram C Vitamini alması gerekiyor.

·  B1, B2, B5 vitaminleri, magnezyum ve kalsiyum da bulunmaktadır.

·  Ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağlayabilir. Bu nedenle romatizma ve gut hastalıkları, eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde kullanılabilir.

·  Kabızlığı önlemede etkilidir.

·  Kirazda bulunan kinik asit, böbreklerin taş ve kum yapmasını önleyebilir ve varsa zamanla dökülmesine yardımcı olabilir.

·  Kandaki zararlı maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olabilir.

·  Aşırı ilaç tüketimi ile karaciğerde oluşan yükün azaltılmasında yardımcı olabilir.

·  Nikotinin vücuttan atılmasında yardımcı olur.

·  İçerdiği meyve şekeri levüloz rahat sindirilebildiği için, şeker hastaları da kirazı yanında protein kaynağı besinlerle birlikte tüketebilir.

·  A vitamininin önemli bir kaynağı olan karoteni içeren kiraz, göz problemlerinin önlenmesinde yardımcı olabilir.

·  20 kirazda 12 - 25 miligram arasında antosiyanin bulunmaktadır, bu da bir aspirinden on kat daha etkilidir.

·  30 gram kiraz sapını 1 litre suda 10 dakika kaynatarak hazırlayacağınız çay, böbrekleri çalıştırarak, diüretik (idrar söktürücü), kan ve idrar yolları temizleyicisi, safra akımını sağlayıcı, bağırsak düzenleyici etki gösterebilir.

 

« Önceki ::